SON DAKİKA

Batman Son Dakika Haberleri – Yeni Batman
Hüseyin Karadayı

Endüstri 4.0’a Karamsar Bir Bakış

Endüstri 4.0’a Karamsar Bir Bakış
Bu haber 02 Ekim 2017 - 11:21 'de eklendi ve 193 kez görüntülendi.

Diğer adı “4. Sanayi Devrimi” olan Endüstri 4.0 resmen hayatımızda. Peki, nedir bu Endüstri 4.0; bizlere neler getiriyor, neleri elimizden alıyor? Bu sorulara cevap vermek için önce diğer üç devrimi biraz tanımalıyız.

James Watt’ın 1763 yılında icat ettiği “Buharlı makine” devrim niteliğinde bir buluştu. Zira buharın gücüyle birleşen mekaniğin, hantal, maliyeti yüksek, talebi karşılamakta zorlanan eski sistemleri tabiri caizse yerle bir etmesiyle ilk sanayi devrimi gerçekleşti. İngiltere’de başlayan bu akım Avrupa’nın batısı oradan Amerika ve hızla Japonya’ya kadar yayıldı. Elektriğin gücünün bu ortaklığa katılmasıyla Sanayi Devrimi artık ikinci yaşına girdi ve 1870 yılında Cincinati mezbahalarında ilk üretim hattı ortaya çıktı. Artık insan gücüne olan ihtiyacı iyiden iyiye azalmıştı. Tarih dünya savaşlarının yaşanacağı yıllara geliyorken, bilim üzerindeki kara bulutlar endüstriyi de sardı, çoğu büyük ülkenin önceliği savaş sanayisi ve silah ticareti oldu. Bu olumsuzluklara rağmen endüstri adına güzel şeyler de oluyordu. Hiç şüphesiz yarı iletkenler ve transistorların icadı bunlar içinde en önemlileriydi. Bu icatlar sayesinde artık elektriğin yanına elektronik de eklendi. İki büyük ve sıcak savaşın ardından soğuk savaşlara sıra gelmişti. Çoğu devlet bu soğuk savaşların iyi bir ekonomi ile kazanılacağını ve iyi bir ekonominin de sağlam bir sanayi olmadan sağlanamayacağını biliyordu. İşte bu arayış 1969’da ilk programlanabilir mantıksal denetleyicilerin (PLC) bulunmasıyla sona erdi. Böylece insan gücüne olan ihtiyaç neredeyse sıfıra inerken, artık insan bir izleyici, gözlemci ve kontrolcü konumuna taşındı. Çok değil geçtiğimiz yıllarda endüstrinin aklında yeni fikirler yeni devrimler vardı. Bunca yapılan yeniliğin üzerine artık ne konulabilirdi ki?

Bundan önce bahsettiğimiz bütün devrimler, insan etmenini sistemden uzaklaştırmak için yapılmış gibi gözükse de amaç kesinlikle bu değil. Burada aklımıza Arşimet’in meşhur “Bana yeterince uzun bir kaldıraç ve sağlam bir dayanak noktası verin, dünyayı yerinden oynatayım” sözü gelmeli. Sanayi devrimlerinin amacı Arşimet’in bahsettiği bu kaldıraç sistemini gerçekleştirmek diyebiliriz. Daha açıklayıcı olmak için birkaç örnek vermek gerekirse, önceden hamallara taşıttığımız alışveriş eşyalarımızı basit bir “Pazar Arabası” kullanarak evimize kadar rahatlıkla taşıyabiliyoruz. Yüz kişi ile günde on ürün çıkaran bir fabrika, on kişi ile günde yüz ürün çıkaran bir sisteme geçebiliyor. Peki, pazar arabası, tek başına alışveriş yapıp eve gelebilir mi? Ya da bir fabrika, sıfır çalışanla bin ürün üretebilir mi? İşte bu tür sorular Endüstri 4.0’ ı anlamamız için bize yardımcı olabilir.

Teorik olarak Endüstri 4.0’ ın genel tanımı: Modüler yapılı, gelişmiş akıllı sistemlerle donatılmış fabrikalarda, fiziksel işlemleri siber-fiziksel sistemler ile gözleyerek, nesnelerin birbirleriyle ve insanlarla haberleşmesini ve bu sayede merkezi olmayan kararların verilmesini hedefleyen sanayi devrimi. Yani kısaca üçüncü sanayi devriminde gözlemci ve kontrolcü olan insanın artık daha da geriye çekilmesi ve yerini yine bir makinaya bırakması diyebiliriz. Bundan önceki sanayi devrimleriyle, beden gücü ile çalışan insanların işsiz kalması kimi kesimlere göre önemli bir problemdi. Günümüzde ise mühendis, mimarlık, teknisyenlik gibi mesleklerin yok olacağından da bahsedilmiyor değil. Ama benim için ana problem, sistemin kısmen ya da tamamen çökmesi daha da önemlisi sitemin tümden yok olması…
Genelde modüler sistemler dizili domino taşları gibi çalışmaktadır. Herhangi bir taşın yeri kaysa, sistem tam orada duraksar; müdahale edilir ve yeniden çalışmaya başlar. Müdahalenin yine bir modüler sistem tarafından yapıldığını düşünürsek iki sistemin de birden bozulması muhtemeldir. Onu da bir sistemle kontrol edelim dersek bu, olasılığı azaltır lakin maliyeti artırır ve sistem yığınları içerisinde boğuluruz. Bu kadar karamsar olmayalım. Zaten insan müdahalesi ile bu sorunun aşılabileceği de aşikâr. Peki, sistemin herhangi bir nedenle (Örneğin savaş, doğal afet vb.) tamamen yok olması… İnsanların işini kolaylaştıran her icat, çocuklarının ve torunlarının kapasitelerini ve yetkinliklerini de azaltmıştır. Telefonu bulan Graham Bell’in torunu bakkala yürüyerek gitmek yerine telefonla sipariş vererek daha az atletik, daktiloyu bulan William Austin Burt’ın torunu ödevini daktiloyla yaptığı için el yazısı daha kötü olmamış mıdır sizce? Endüstri 4.0 ile artık biz sadece beş inç bir ekrana bakıp dokunarak tüm işlerimizi halledebileceğiz.

Şimdi sorunun cevabına gelirsek: Sistem çöktüğünde karnımızı doyurmaktan bile aciz canlılara dönüşmüş olabiliriz. Lakin korkmayın! Eğer çocuklarınıza tembellik ile kolaylık arasındaki farkı iyi anlatırsanız, gelecek böyle karanlık ve karamsar bir yer olmayacak.

HÜSEYİN KARADAYI

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA